Hakanin Annesi  

  RSS
(@incest)
Member Moderator

Evleniyorum.

Çok mutluyum. Bugün Hakan beni lüks bir balıkçıya götürdü, rakı balık derken, cebinden bir tektaş çıkardı, evlenme teklif etti. Kabul ettim.

Lokantadan çıkınca, kapıda spor arabasını getiren valeye yüz lira verdi, "evleniyoruz" dedi.

Vale," tebrikler abi, yenge sana da hayırlı olsun" dedi.

Hakan direksiyona geçti, vale bana kapıyı açtı. Spor araba çok alçak olduğundan önce bir bacağımı arabaya koyup, sonra yerleşip daha sonra öbür bacağımı kaldırarak arabanın içine almak zorunda idim. Çok kısa ve dar bir etek giydiğim için, arabaya otururken valeye epey bir frikik vereceğimi biliyordum. Vale de herhalde bu işlerin tecrübelisi olduğundan, sağ eliyle kapıyı tutarken pozisyon aldı. Bacaklarıma bakıyordu. Hakan valenin bu yaptığını görmedi.

Ön koltuğa otururken sağ bacağımı hemen çekmedim, ayağım arabanın dışındayken valeye "sen evli misin?" dedim. Bacaklarım açıkta idi. Kısa eteğim kasıklarıma kadar açılmıştı. Don giymediğim için vale bacaklarımın arasında amcığıma kadar görebiliyordu. Hiç acele etmiyordum. Bacağımı çekmiyordum. Çorap da giymemiştim. Bembeyaz pürüzsüz bacaklarım çıplaktı.

Vale, "nişanlıyım" dedi. Bu arada amcığımı sanki gözleriyle yiyordu. Valenin önü kabarmaya başladı. Hakan'a döndüm "Hakan, bak bu delikanlı da evlenmek üzereymiş, biraz daha bahşiş verir misin?" dedim. Bacağım arabanın dışında, yarı belimden aşağısı çıplakken Hakan'a dönünce, bu kez de arkasız elbisemin görüntüsü, koltukaltlarımdan belime kadar sırtımın manzarası valenin gözlerinin önünde idi.

Hakan eğilip bükülerek cüzdanını çıkardı, bir yüz lira daha buldu, benim önümden eğilerek valeye uzattı. Vale parayı kaptı, "Allah razı olsun" dedi. Hakan parayı çocuğa vermek için uzandığında, benim donsuz olduğumu, beyaz bacaklarımın arasında amcığımın gözler önünde olduğunu, valenin amcığımı izleyebildiğini fark etti. Tekrar doğruldu, arabayı çalıştırdı, vale de kapıyı kapattı, oradan ayrıldık.

Hakan hiç konuşmuyordu. Sahil yoluna varınca elimi hakanın önüne uzattım, siki taş gibi idi. Sertleşmişti. Pantolonunun üstünden okşadım. Yine sessiz kaldı.

"Hoşuna gitti değil mi?" dedim.

Cevap vermedi ama sertleşmesi arttı.

"Valenin amcığımı seyretmesine bayıldın" dedim.

Hırıltı gibi bir sesle "evet" dedi.

"Sana döndüğümde sırtım da açıldı, yandan memelerimi de görmüştür hem amcığımı hem de memelerimi gördü" dedim.

Pantolonunun içine boşaldı. Sarsıla sarsıla boşaldı.

Hakan ile evliliğimiz böyle başladı ve böyle de devam ediyor.

Beş yıl geçti.

Kocam beni seviyor. Çok seviyor. Bacaklarımı, amcığımı, memelerimi, hele de ağzımı, amcığım kadar yumuşak, her zaman ıslak ağzımı seviyor. Hakan'ın sikini ağzıma aldığım anda ona yaptıramayacağım hiçbir şey kalmaz.

Hem kocam hem de sevgilim o benim. Aile arasında gayet ciddi, arkadaşlarının yanında yine benim ağırbaşlı ve otoriter kocamdır. Ama sonra, daha sonra, yatak işine gelince benim sevgililerimden biridir. Sadece bir tanesi.

Bu durumu evliliğimizin ilk başında kabul etti. Kendisinden başka seks arkadaşlarım olmasını kabul etmekle kalmadı, sanki beni bu yola o itti.

Evleneli beş yıl oldu, her sene başına bir sevgilim var. Beş sevgilimden birisi kocam Hakan'dır.

Diğer sevgilimin biri çok genç, bu sene 20 yaşına girdi, yani daha lise birdeyken beni sikmeye başlayan çok tatlı bir çocuk. Çok sempatik, acayip güzel yüzlü, sarışın beyaz tenli, mavi gözlü. Çok iri bir siki var. Bana anlatmıyor ama sanıyorum annesini de sikiyor. Annesi ile tanıştık. Normal görünümlü tombul bir ev hanımı. Ama benim küçük sevgilim birkaç kez ağzından kaçırdı annesiyle yaptıklarını. Biraz deşeleyince konuyu kapatıyordu. Bir keresinde ben ısrarla sorunca bana küstü. Altı ay yanıma uğramadı. Deli gibi oldum. Günlerce ağladım. Sonunda kocam Hakan küçük sevgilime gitti, annesiyle konuştu. Kadın Hakan'a söz vermiş, "ben gönderirim" demiş. Küçük sevgilim eve geldi, bir hafta evde kaldı. Bir hafta gece gündüz sikiştik, barıştık. Hakan bir hafta eve gelmedi. "Neredeydin" diye sormadım.

O bir hafta boyunca sanıyorum Hakan küçük sevgilimin annesinin yanında kaldı. Küçük sevgilim daha sonra ağzından kaçırdı. Hakan'ı kıskanmış. Annesi akıllı kadın, durumu idare etmiş. Hakan'la sikiştiklerini saklamamış, tam tersine çektikleri videoyu oğluna göstermiş. Anladığım kadarıyla kocamın annesini siktiği video küçük sevgilimi çok etkilemiş. "Annemin üstüne saldırdım, bağırta bağırta götünden siktim" dedi. Hakan bu konuda bana hiçbir şey söylemedi ama sanıyorum sevgilimin annesi Hakan'ın metresi oldu. Hakan'la küçük sevgilim de kanka oldular. Galiba kadını birlikte sikiyorlar. Veya birbirlerinin ardı ardına yapıyorlar.

Diğer sevgilim çok yaşlı, seksenini geçti, çok zengin. Dipdiri. Nice gençlere taş çıkartır, bir saat iki saat beni sikebiliyor. Akıllı, kültürlü. Üç dört lisan biliyor. Kitapları var. Karısı evde yatalak. Karısına bakan iki tane Moldovyalı kadın var. Beni onların yanında, yatalak karısının yanında sikmekten çok hoşlanıyor. En sevdiği şey, kravatlı takım elbiseli giyinmiş olarak karısının yanında sandalyede otururken benim çırılçıplak olup sikini ağzıma alıp onu boşaltmam. Evlerine gittiğim zaman Moldovyalı kadınlar hemen beni banyoya alıyorlar, yıkıyorlar, amcığımı tıraşlayıp ilaçlıyorlar, pudralıyorlar. Bütün vücuduma pudra sürüyorlar. Sonra beyefendinin huzuruna götürüyorlar. Bundan çok hoşlanıyor. Felçli ve yatalak karısı ben sikişirken inlemeye başlıyor. Sanıyorum bizi seyrederken kadın orgazm oluyor.

Öbür sevgilim polis, bıçkın bir polis. Daha doğrusunu söylemek gerekirse, polisti, polislikten attılar. Bir sürü dükkânı var. Otomobil tamircisinden beyaz eşyaya kadar çeşit çeşit dükkâna ortak. Kalamış marinada bağlı bir yatı var. Beni oraya götürüyor. Yatta hizmet veren iki tane kaymak gibi garsonu var. Oğlanlar bembeyaz. Pürüzsüz tenleri var. Galiba polis sevgilimin oğlancılık gibi bir huyu var.

En son, bu sene tanıştığım sevgilim ise pavyonlarda bateri çalan bir müzisyen, başka deyişle Özal'ın damadı gibi bir davulcu, sıfır numara serseri. Beş parasız, içkici, hapçı, yıkanmayı bilmez pis bir yaratık.

Hakan zaten çok zengin bir ailenin oğlu. Babası bazen gazetelere haber olurdu. Annesi çok güzel ve çekici bir hatun. Bana hep iyi davranıyor. Gelin-kaynana ilişkisinin dışına hiç çıkmadık ama hissediyorum, daha doğrusu biliyorum ki, biraz yüz versem benimle yatmaya başlayacak. Bana o kadar düşkündür. Karşısına geçip bacaklarımı açıp amcığımı gösterdiğimde, hatun beni uyarmak veya bağırıp çağırıp aşağılamak şöyle dursun, yerinde duramaz oluyor, bacakları titremeye sesi konuşurken hırlar gibi olmaya başlıyor. Mutfakta fırsatını bulduğumda memelerini sırtına dayayıveriyorum, eli ayağı zangır zangır oluyor.

Hakan'ın huyları orospu annesinden geçmiş herhalde.

Hakan, benim değişik sevgililerim olmasından çok memnun. Her zaman bakımlı olmamı, dekolte elbiseler giymemi istiyor. Annesi gibi olmamı istiyor. Annesi botoxlu, gerdirmeli. Geçen sene meme yaptırdı. Altı ay önce kalçalarından ve göbeğinden yağ aldırdı. Hatun altmışını geçkin ama göbeğini açıkta bırakan tişörtler giyiyor, düşük belli pantolonlar giyiyor, arkasından tangasının ipleri görünüyor. Memeler zaten hep ortada.

Hakan'a çok düşkün, Hakan'a "sevgilim" diye hitap ediyor. Hakan da ona "bir tanem" veya "canım" diyor. Hakan'ı çok sıkıştırdım, sordum, hatta bir keresinde kocamın sikini ağzımla yalayıp otuz bir çektirirken, tam o pozisyonda, Hakan'ı patlatırken "anneni sikiyor musun" diye sordum. "Hayır" dedi. İnanıyorum. Doğrudur.

Kadın gösteriş meraklısı. Beni de arkadaşlarına göstermekten çok hoşlanıyor. Beni AVM'lere götürüyor, bana elbiseler, ayakkabılar alıyor. Soyunma odasına benimle birlikte giriyor, beni hayranlıkla seyrediyor. Beni hiç ellemedi, öpmeye kalkmadı, sarılmadı. Bakışlarıyla beni yiyor. Beni kuaföre, ağdacıya götürüyor. Sonra da arkadaşlarının yanına götürüyor.

Kaynanam gösteriş meraklısıdır.

Kocasının parasıyla övünür. Evindeki eşyalarla övünür. Oğlu Hakan'la övünür. Şimdi de geliniyle övünmeyi seviyor.

Dünya para verdiler kaynanama yeni meme yaptırdılar. Doktor zevk sahibiymiş. Kaynanamın memeleri çok güzel oldu. Ameliyatlı olduğu hiç belli değil. Taş gibi memeleri olan 65'lik bir kadın ortaya çıktı.

Karnını, bacaklarını, kalçalarını, göbeğini, her tarafını aynı doktora yaptırdılar. Yüzünü gerdirdiler. Kaynanamın tek kırışık yeri boynu kaldı. Bir de ellerinden yaşı belli oluyor.

Kaynanamın kendisine benzer "yapılmış" arkadaşları var. Onlar anlatıyorlar. Altmışını geçmiş böyle yapılı kadınlar şimdi moda imiş. Gencecik çocuklar bile böyle kadınlara sarkıyorlarmış şimdi. Evli adamlar mı istersiniz, orta okul lise çağındaki gençler mi dersiniz, zengin, orta halli, yoksul, her türlüsünden erkeklerle yaptıklarını anlatıyorlar bir araya geldiklerinde. Özellikle genç kızlarla ilgilenenleri de var kaynanamın arkadaşları arasında.

Beni aralarına aldılar, kabul ettiler. Aşk maceralarını anlatıyorlar. Ben de onlara sevgililerimle yaptıklarımı anlatıyorum. Kaynanam da bu konuda hiç sesini çıkarmıyor. Ben sevgililerimin beni nasıl siktiklerini, nasıl emdiklerini, yaladıklarını anlatırken hiç sesini çıkarmadan dinliyor, yorum yapmıyor. Kaynanam zaman zaman arkadaşlarının benim hakkımda yaptıkları yorumları bana aktarıyor. Bir keresinde "Nalan seni çok beğeniyor" dedi. "Liseli sevgilisi ile sevişirken seni düşünüyormuş, kocasıyla sikişirken beni düşünüyormuş, öyle söylüyor" dedi.

"O zaman sen kocası oluyorsun ben de sevgilisi" dedim. Gülüştük.

Kaynanamın arkadaşlarından Nalan bana sarkıyor ve bunu gizlemeye gerek de duymuyor.

Fırsatını buldukça bana yaklaşıyor, sürtünüyor, elini omzuma koyuyor. Nalan da "yapılmış" bir kadın. Ameliyatlı.

Geçen gün kaynanamın arkadaşları okey oynarlarken Nalan bana "gel yanıma otur, benim yancım ol güzelim" dedi. Yanına oturdum. Çok kısa olmayan bol bir eteği vardı. Ben yanında otururken eteğini yukarı doğru çekti, çekerken de dönüp bana baktı. Bacakları kalın ve adaleli idi. Futbolcu bacağı gibiydi. Sağ eliyle okey oynuyor, sol eliyle bacaklarını okşuyordu. Dayanamadım, Nalan'ın bacaklarını okşadım. Sıktım, yavaş yavaş yukarıya doğru sıvazladım. Kaynanamla Nalan'ın arasında oturduğum için kaynanam ne yaptığımı gördü, gülümsedi. Hiç ses etmedi.

Taş dağıtılmaya başlarken Nalan bana "ben tuvalete çıkmak zorundayım, hayatım, benim yerime bakar mısın?" dedi. Kaynanam hemen atıldı, "Senin yerine Sevim baksın, Sevil bardakları kaldırsın, kırılacaklar burada" dedi. Kaynanam bana genellikle böyle türden emirler vermez. Yüzüne baktım, bana gülümsüyordu. Nalan'la beraber kalktık, onun yerine Sevim oturdu. Ben bardakları aldım, mutfağa götürdüm. Oradan üst kata, tuvalete gittim. Kapısı açıktı. Nalan orada değildi. Kaynanamın yatak odasının önünden geçerken Nalan kapıyı açtı, kolumdan sertçe tuttu, beni içeri çekti, dudaklarıma yumuldu. Zaten niyetli olduğumdan hiç sesimi çıkarmadım. Dudaklarımı araladım, Nalan'ın dudaklarımı emmesine müsaade ettim. Çok güzel öpüyordu. Karnımı Nalan'ın karnına yapıştırdım. Nalan anlamıştı karşı koymayacağımı. Bir bacağını bacaklarımın arasına soktu, yukarı doğru hafifçe kaldırdı. Bacaklarımı araladım.

"Sevilenim benim, seni seveyim" dedi.

"Sev beni abla" dedim.

"Sevilen kurban olsun sana, ye beni, em em" dedim.

İyice heyecanlandı, boynumu, dudaklarımı emmeye başladı. Bir eliyle de mememi tuttu sıkmaya başladı. Bluzumu açtım, sutyenimin kopçasını çözdüm, memelerim fışkırdı. İki mememin altından tuttum, kaldırdım, "yesinler bunları, emsinler" dedim. İhtiyar kadın azdı. Memelerime saldırdı. Birini emiyor, bırakıyor öbürüne geçiyordu. Hem emiyor, arada bir de dişleriyle meme uçlarını ısırır gibi yapıp dişlerinin arasında çekiştiriyordu.

Elimi Nalan'ın eteğine uzattım, yukarı çektim, eteğinin altına elimi soktum. Donu yoktu. Ya giymemişti ya da bana hazırlık yapmış, çıkarmıştı. Elimi uzattım, amcığını avuçladım. Orta parmağımı da dudaklarının arasından arkaya doğru uzattım. Titreyerek gelmeye başladı.

"Ah canım benim, yavrum, güzelim, tatlım" demeye başladı. Boynu kıpkırmızı olmuştu. Kırışık dolu boynuna eğildim, emmeye başladım. "Senin kırışıklarını yerim ben" dedim. Geriye, kaynanamın yatağına doğru Nalan'ı sürüdüm. Yatağa oturdu. Geriye doğru ittim, bacaklarını açtım, göğsünden arkaya ittirince gerisingeri yatağa düştü, bacakları da tabak gibi önümde açıldı. Eğildim, sol bacağının amcığına yakın yerini emmeye başladım. Sonra ısırdım. Tekrar aynı yeri emdim. Tekrar ısırdım. Sonra sağ tarafına geçerken iki parmağımı amcığına soktum. O tarafını da emdim, sonra ısırdım. Diş izlerim çıktı. Orospu inleye inleye bir daha geldi. Hiç ara vermedim, işaret parmağımı göt deliğine doğru uzattım, bu arada da ağzımı dudaklarına yapıştırdım. Yukarı aşağı, yukarı aşağı. Bu arada orta parmağımın ucunu götüne sokuverdim. Çığlık atmaya başladı.

Aşağıdakilerin bu sesleri duymaması imkansızdı.

"Nalan ablam benim, güzel amcıklı orospum benim" dedim.

"Canım" dedi.

"Seni siktiricem ben, sevgililerime siktiricem" dedim.

"Ne istersen onu yap bana" dedi.

"Seni satayım mı ablam benim" dedim.

"Sat anam benim, yavrum benim" dedi.

"Amını götünü satayım senin" dedim. Bunu derken tekrar parmağımı götüne soktum.

"Burayı, burayı, siktireyim burayı, satayım götünü ablam" dedim.

Nalan tekrar sarsılmaya, boşalmaya başladı. Kendinden geçti. Uyumaya başladı.

Orada öylece bıraktım. Yatağın üstünde yarı beline kadar uzanmış, bacakları faraş gibi açık, odaya girenin ilk göreceği yeri amcığı, öylece orada bıraktım, üstünü örtmedim, yatağa uzatmadım. Aşağıya indim, kaynanama "Nalan abla yukarıda, biraz başı dönmüş" dedim.

Kaynanam yerinden kalktı, "Sen benim yerime bakar mısın?" dedi. "Acele etmeyin, ben burada beklerim sizi" dedim. Kaynanam hızla yukarı çıktı. Nalan'ın yerine bakan Sevim elini bacağıma uzattı, bacağımı tuttu. "Başı dönünce çok bağırıyor bu Nalan" dedi. Bacağımı sıktı.

Bacağımı tutan elinin üstüne koyduğu elinin üstüne elimi koydum, sıktım. Kulağına eğildim, "satıcam onu" dedim. Gözleri parladı. "İstersen seni de satayım" diye fısıldadım.

"Olur" dedi.

Oyuna devam ettik. Sonunda oyun bitti. Kaynanam yukarıdan aşağıya bir türlü inmedi. Arkadaşları kalktılar. Sevim oturmaya devam ediyordu. Diğerleri gitti. Sevim kalkmadı. O sırada kapı çaldı. Gittim, açtım, Hakan gelmişti. "Bekle beni geliyorum" dedim. Geri döndüm. Sevim'in elinden tuttum, kaldırdım,

"Gel, gidiyoruz" dedim.

Hiç sesini çıkarmadı.

Arabaya gittik, Sevimle birlikte arkaya oturduk. Hakan da hiç seslenmiyordu. Hiç konuşmadık. Eve geldik. Tekrar Sevim'in elinden tuttum.

"Hadi, gel" dedim. Kuzu gibi yanımda elimden tutarak geldi.

Eve girdik, Sevim'i oturma odasına götürdüm, Hakan kapıdan bakıyordu. Sevim'i soymaya başladım. Sevim'in de karnı, memeleri, bacakları "yapılmış" durumdaydı. Hakan'a işaret ettim. Sevim'i kanepeye yatırdım. Bacaklarını açtım. Hakan anlamıştı. Soyundu, geldi, Sevim'i önce yavaş yavaş sikmeye başladı. Sonra hızlandı. Sert sokuşlar yapmaya başladı. Sevim titremeye, inlemeye başladı. Sevim'in memelerini tokatlamaya başladım. Memeleri kıpkırmızı oldu. Ara verdim, eğildim, dudaklarına yumuldum. Hıçkıra hıçkıra geliyordu. Tekrar memelerini dövmeye başladım. Orospu Sevim bayıldı, kendinden geçti.

Döndüm, kocamı kadının üstünden çektim, etekliğimi çıkarmadan, hiç soyunmadan, donumu kenara çekip Hakan'ın sikinin üstüne oturdum, gidip gelmeye başladım.

"Annenin arkadaşını siktin sen" dedim.

"Evet" dedi.

"Annenin öbür arkadaşını da ben siktim bugün" dedim.

"Kim, kim, kimi siktin" dedi.

"Nalan'ı siktim" dedim.

"Anneni de siksene Hakan" dedim. Hakan birden içime patladı. Yumuldum dudaklarını emdim. Kulağına eğildim, "Başkaları sikene kadar sen sik anneni" dedim. "Annenin boğazına boşalt" dedim. Hakan hızla sertleşti. "Saçlarından tutup sikini gırtlağına sok, boşal oraya" dedim.

Hakan taş gibi oldu.

"Annenin götü çok güzel" dedim.

"Annenin göt deliğini hiç gördün mü" dedim.

"Gördüm" dedi.

Üstünden indim, yere çömeldim, sikine otuz bir çektirmeye başladım, öbür elimi de götüne götürdüm, parmağımı götüne soktum,

"Annenin götünü sen sikmezsen ben siktirecek birilerini bulurum" dedim.

Kaynanam altmış yaşını geçmiş olmasına rağmen "yapılmış" bir kadın. Çok bakımlı. Karnı dümdüz. Memeleri o biçim. Yüzünde tek bir pürüz yok. Yüzü de çok güzeldir.

Kaynanam çok seksi kıyafetler giyer. Altmış yaşında mini etek giyer ve çok da yakışır. Belini açıkta bırakan bluzlar giyer. Beli incecik olduğundan, arkadan bakınca genç kız gibi görünür. Estetikli memelerini gösteren kıyafetleri tercih eder.

Arkadaşları da kendisi gibidir. Kaynanamın yakın arkadaşı Nalan iri yarı, çirkin bir kadın. Ama o da "yapılmış". Memeleri, altmış yaşında bile dimdik. Devamlı olarak spor salonuna gidiyor, koşuyor, aletli jimnastik yapıyor. Bacakları kalın ama sert yapılıdır. Kaslı bacakları var. Bol, uzun etekler, kapalı bluzlar giyer.

Kaynanamın bir diğer arkadaşı olan Sevim ise ufak tefek, minyon dediklerimizdendir. Çok sessizdir. Sevim de kaynanamın doktoruna yeni meme yaptırdı. Kalçalarını da küçülttüler. Çok güzel oldu.

Geçtiğimiz günlerden birinde Sevim'i Hakan'a siktirdim. Kaynanamın evinden Hakan'la beraber Sevim'i aldık bizim eve getirdik, Sevim'i soydum, Hakan'a işaret ettim, hemen anladı. Sevim'i iyice sikti. Hakan Sevim'i sikerken, yeni yaptırdığı memeleri hoşuma gitti, kıpkırmızı olana kadar memelerini tokatladım. Hakan Sevim'e girip çıkarken memelerini dövünce Sevim zevkten çıldırdı, önce çığlıklar attı, sonra aniden bayıldı. Uyudu.

Sevim uyurken telefonu çaldı. Çantasından telefonunu aldım, baktım, "aşkım" yazıyor. Açtım telefonu. Kocası İbrahim çıktı. Kendimi tanıttım, "Sevim abla bizde, merak etmeyin, yukarıda tuvalette, çıkınca söylerim sizi arar" dedim. Kocası, "aramasına gerek yok, geleceği zaman telefonu çaldırsın, ben gelip alırım sizden" dedi.

Bu sırada Sevim uyanmıştı. Kocam Hakan da hemen fırsatı değerlendirip Sevim'in amcığını ovmaya başladı. Sonra sikini oraya yerleştirdi, Sevim'i tekrar sikmeye başladı. Dudaklarına yumuldu, ara ara da memelerini emmeye başlayınca Sevim tekrar boşaldı. Hakan durmadı, devam etti, Sevim çığlık atmaya başladı. Telefonuna bu sikilişini kaydettim.

Mutfağa geçtim, temizlikçi kadın sofrayı kurmuş, yemekleri ocağın üstüne koymuş, gitmişti. Hakan'la Sevim'e seslendim. "Gelin, bir şeyler yiyin, aç kalmayın" dedim. Hakan geldi, sofraya oturdu.

Hakan'a "Sevim nerede?" diye sordum.

"Geliyor, giyiniyor" dedi.

Hemen oturma odasına gittim, Sevim'e "Ne yapıyorsun öyle?" dedim.

Yüzüme baktı, bir cevap vermedi.

"Olduğun gibi gel" dedim, bileğinden sıkıca tuttum, çektim, mutfağa götürdüm.

"Akıyor" dedi.

"Akar tabii, orospunun amı hep akarmış" dedim. Kıpkırmızı oldu.

"Otur" dedim, oturdu. Çırılçıplaktı. Memeleri kıpkırmızı bir renk almıştı.

Yemeklerini koydum, Sevim sanki orada yokmuş gibi Hakan'la konuşmaya başladık. Sevim bir müddet renkten renge girdi, önüne baktı durdu. Sonra yemeğini atıştırmaya başladı. Biz Hakan ile arabanın muayenesini konuştuk, Hakan'ın işlerinden konuştuk, Sevim'e hiç dönüp bakmadık.

Yemekten sonra kocasını aradım, "Sevim abla hazır, sizi beliyor" dedim. Sevim'in çıplak vücuduna bir tek pardösüsünü giydirdim, kapıyı açtım, ittim, "Şimdi gelir" dedim. "Hala akıyor" dedi. "Daha iyi işte" dedim. Çok utanıyordu. Bayılacak gibi olduğunu hissettim.

"Abla seni satıcam bak, söz verdin, dönmek yok" dedim.

Birden değişti. Duruşu değişti. Canlandı. O süklüm püklüm hali gitti. Dikeldi. O sırada kocası kapıya geldi, arabadan inmeden far sinyali yaptı. Sevim koşa koşa arabaya gitti, arabaya bindi, kocasına uzandı, öpmeye başladı. Bir müddet öpüştüler. Sonra araba hareket ederken Sevim penceresini indirdi, bana el salladı. Pardösünün önünü açmıştı. Memeleri görünüyordu.

Ertesi gün öğlene doğru kaynanam aradı. Bana çok teşekkür ettiğini söyledi. "Neden ki, ne yapmışım ben" dedim.

Nalan'dan dolayı teşekkür ettiğini söyledi. "Nalan seni anlata anlata bitiremiyor" dedi. "Başı dönüp düşmüş, kaldırmışsın, tedavi etmişsin" dedi. "Nalan sana âşık olmuş, dikkat et" dedi. Sonra devam etti: "Sevim de aradı" dedi. "Senin gelinin kocamı hayata döndürdü dedi bana. Benim gelin kocana ne yaptı ki hayata dönsün dedim. Söylediğine göre, ne yapmışsan akşamdan beri aşk yaşıyorlarmış, gece hiç uyumamışlar" dedi.

Quote
Posted : 18/07/2019 6:01 am
(@incest)
Member Moderator

"O başarı sizin oğlunuza ait" dedim. "Hakan'a annenin en yakın arkadaşı ile sevişiyorsun, dikkat et annene anlatırsa karışmam dedim, Hakan anneme anlatırsa daha iyi olur, keşke anlatsa dedi" dedim.

Karşıda ses kesildi. Kaynanamın hızlı hızlı nefes almaya başladığı belli oluyordu.

"Sevim ablanın telefonunda iki dakikalık bir kayıt var" dedim. "İsterseniz bir izleyin" dedim.

Karşıdan ses kesildi. Bekledim. Ses yok.

Telefonu kapattım.

Akşam Hakan geldiğinde "Sevim'in kocası aradı beni" dedi. "Bana çok teşekkür etti" dedi.

"Sonra annem aradı beni" dedi. Annesi "Sevim'e ne yaptınız?" demiş. Hakan fırça geliyor sanmış, korkmuş, kem küm etmiş, "Kocasının işi varmış, almaya gelemeyecekmiş, biz de eve götürdük, yemeğe alıkoyduk, İbrahim abi geldi, bizden aldı" demiş.

Kaynanam bunun üzerine Hakan'a sorduğu sorunun yanlış anlaşıldığını anlamış olmalı : "Benim merak ettiğim Sevim'i nasıl bu kadar mutlu ettiğiniz oğlum, kadıncağız beni aradı, mutluluktan ağlıyor. Çok memnun sizden. Seni anlata anlata bitiremiyor, Sevil'e hayran olmuş, Allah razı olsun onlardan deyip duruyor. Ne yaptınız böyle? Sevil'i aradım, senin Sevim'le seviştiğini söyledi. Aslan oğlum benim, canım, bir tanem, aşkım benim Hakan'ım" demiş.

"Annesinin aşkı, iş benim dediğim yere varıyor farkındaysan" dedim.

"Nereye varıyor?" dedi.

"Annen seninle sikişmek istiyor ama sen oralı olmuyorsun" dedim. "Ben görmüyor muyum sanıyorsun, annen dekolte kıyafetle yanına geldiğinde, hele mayolu iken senin sikin kalkıyor, sen annen için deli oluyorsun" dedim. "Annenin memelerine bakıyorsun, yüzün kıpkırmızı oluyor."

Hakan hiç sesini çıkarmadı.

Sonra konuyu geçiştirmek için, "Neyse, olacağına varır" dedim.

"Hakan sana bir şey soracağım, hani şu senin karısından boşanmış uzun boylu arkadaşın var ya" dedim.

"Selami mi, ne olmuş Selami'ye?" dedi.

"Aklıma bir fikir geldi de. Sevim'e seni satıcam dedim de Sevim'i Selami'ye satsak mı?" dedim.

"Nasıl yani, parayla mı, olacak iş mi, senin aklın kesiyor mu?" dedi.

"Bal gibi olur. Bir kere estetik ameliyatlardan sonra Sevim taş gibi oldu mu olmadı mı?" dedim.

"Olmuş, olmuş" dedi.

"Sikişi dört dörtlük mü değil mi?" dedim.

"Evet, haklısın" dedi.

"İbrahim bu işe çok memnun oldu hem anneni aramış hem seni aramış. Demek ki karısının sikişmesinden zevk alıyor. Zaten arabaya bindiğinde bacaklarının arası sırılsıklamdı, adam buna itiraz etmemiş, annenin anlattıklarına göre tam tersine azmış."

"Öyle olduğu anlaşılıyor. İyi de para işi nereden çıktı?"

"Selami söyledi, bana sordu. Boşandığından beri parayla seks yapıyormuş ama memnun değil profesyonellerden, bana sordu, parasıyla kabul edecek evli bir tanıdığım olup olmadığını sordu. Ben de ona yaş önemli mi diye sordum. Değilmiş hatta tam tersine kendisinden yaşlı olursa daha iyi olurmuş. Torun sahibiyse süper olurmuş. Öyle dedi. Ben anneni düşündüydüm ama Sevim daha iyi olur sanıyorum. Hem annen sana kalsın istiyorum. Benim gönlümden geçen bu" dedim.

Hakan annesiyle ilgili söylediklerimi sanki duymamış gibi davrandı. Hiçbir şey söylemedi. Devam ettim.

"Sevim'e seni satıcam dediydim, hiç cevap vermedi. Kolundan tuttum getirdim gık demedi, kocasının yanına çıplak koydum, bana el salladı. Karı azmış, zaten gidip bir haltlar edecek, hele dünden sonra ne zaman ne yapacağı belli olmaz, neme lazım, günahı bize yazılır, iyisi mi bildiğimiz ettiğimiz namuslu bir adamla sikişsin daha iyi olur" dedim.

"Selami de parasını esirgemesin, konuş onunla" dedim.

Elimi aletinin üzerine koydum, "Sevim'le bir başlayalım da Selami uygun olursa, işi karıştırmazsa annenle devam ederiz" dedim. "Sevim'in vizitesi beşse, anneninki on olur" dedim. Siki taş gibi oldu, nefesi sıklaştı. Önünü açtım, aleti elime aldım, çektirmeye başladım "Hem Sevim belki de götten vermek istemez, annenin öyle bir itirazı da olmaz sanıyorum" dedim. "Bildiğim kadarıyla annenin götten vermesi muhteşem oluyormuş, çok hoşlanarak yapıyormuş" dedim.

Gözleri fırlayacak gibi oldu, kıpkırmızı oldu.

"Baban anlatmıştı" dedim.

Sarsıla sarsıla elimin üstüne boşaldı.

Kaynanamın götünden bahsedince kocam elimin üstüne fışkırdı. Aslında kocamın suçu yok sayılır, adamı ben tahrik ettim. Bilerek yaptım.

Kocam Hakan'ı çok seviyorum. Çok yakışıklı. Kibar. Düşüncelidir. Kıskanç değildir. Tam tersine benim güzelliğimle övünür, benim kaçamaklarımdan gurur duyar.

Bana evlenme teklif ettiği akşam, aklıma esti, arabamızı getiren valeye beyaz bacaklarımı ve amcığımı gösterdim, Hakan bundan zevk duydu. Daha o gece nasıl bir evlilik yapmak üzere olduğumu hissetmiştim.

Daha sonra beni annesiyle tanıştıracağını söyleyip evlerine götürdü. Ev bir saray yavrusu idi. Eve girdik, hizmetçiler bizi karşıladı, "hanımefendi hamamda" dediler. Hakan da "hadi, biz de hamama gidelim" dedi. Hamam dedikleri, evin bahçesi içinde ayrı bir küçük bina idi. Kurnalar vardı, ortada da bir göbek taşı bulunuyordu. Göbek taşının ortasında muhteşem güzel bir kadın çırılçıplak uzanmıştı. Bizi görünce üstüne bir peştamal aldı ama her tarafı ortada idi. Hakan ile ben de soyunduk, annesinin yanına oturduk. Hakan'ın siki dimdik olmuş, peştamalını kabartmıştı. Annesi benimle konuşurken uzandı Hakan'ın peştamalını çekti, onu çıplak bıraktı. Annesi daha sonra da kendi peştamalını attı, benim yanımda yan yattı, uzandı. Hakan annesinin arkasında kalmıştı. Hakan'ın annesi benimle konuşurken, bu kez de üstteki bacağını büktü, karnına çekti. Ben kadının önünde olduğum için göremiyordum ama Hakan şimdi annesinin amını ve göt deliğini seyrediyor olmalıydı. Annesi, bu kez, bacağını daha da büktü, elleriyle sağ bacağını dizi memelerine değecek kadar kendine çekti. Bu arada da bana sorular soruyor, benimle sohbet ediyordu. Hakan annesinin arkasında elini sikine hiç değdirmeden, gözleri annesinin götüne sabitlenmiş bir vaziyette fışkırtmaya başladı. Annesinin üstüne fışkırıyordu. Kadın şöyle bir durdu, başını arkasına çevirdi, Hakan'a gülümsedi, sonra tekrar bana döndü.

"Hoş geldin" dedi.

Daha ilginç olanı, nikahtan önceki kına gecesine giderken oldu. Neredeyse her tarafımı gösteren şeffafa yakın kısacık bir mini elbise giymiştim. Kına gecesinin yapılacağı otele beni Hakan'ın götüreceğini sanıyordum. Kapı çalınınca açtım, karşımda Hakan'ın beş arkadaşı beni götürmeye geldiklerini söylüyorlardı. Hepsi yakışıklı, şık beş genç adam. Çaresiz onlarla arabalarına doğru yürüdüm. Bana yiyecek gibi bakıyorlardı. Arabayı kullanan arkadaş ile bir diğeri beni öne oturttular. Diğer üçü arkaya geçtiler. Ön koltukta, onların arasında otururken haliyle bacaklarım tümüyle açıldı. Zaten elbisenin geri kalanı ince bir askı ve incecik bir kumaştan ibaretti. Bacaklarım açıkta idi. Memelerim, kollarım, omuzlarım da ortadaydı. Otele varmak için bir orman yoluna girdiğimizde sağımda oturan arkadaşı elini bacaklarımın arasına uzattı, "şimdiden ıslak" dedi. Arkadakilerden biri de askılarımı yanlara çekti, bir başkası memelerimi avuçlamaya başladı. Sonuçta, yolun bir kenarında durdular. Birisi arabanın bagajından birkaç tane battaniye çıkardı, otların üstüne yaydı. Diğerleri uzanıp beni kollarımdan ve bacaklarımdan bir torba gibi taşıyıp battaniyelerin üstüne yatırdılar. Sırayla beni sikmeye başladılar. Bazısı iki kez, bazısı üç kez beni sikti. Sonra beni tekrar arabaya koydular, otele götürdüler. Her tarafım pislik içinde idi. Hakan kapıda bekliyordu. Hepsi birlikte etrafımı sardılar, beni oteldeki bir odaya götürdüler. Orada iki kadın vardı. Beni banyoya soktular, yıkadılar. Kadınlardan biri kuaför, öbürü makyajcı imiş. Biri saçımı yeniden yaptı, öbürü makyajımı halletti. Hakan elbisemin aynısından almış, getirmişti. Beni yarım saat içinde kına gecesine çıkabilecek hale getirdiler.

Kına gecesi oldu, bitti, eve dönmek için otelin kapısına geldiğimizde Hakan gülümseyerek elimden tuttu, bir arabaya doğru beni götürdü. O beş genç adam yine beni bekliyorlardı. Hakan beni tekrar onlara teslim etti. Bu sefer bir eve gittik. Ertesi gün öğlene kadar o beş adam beni sikmeye devam ettiler.

Sonradan, kaynanamla tanışıp, içli dışlı olunca Hakan'ın neden böyle davrandığını anladım.

Hakan'ın annesi altmış yaşında. Kayınpederim hayatta iken 40 sene onu çok serbest bırakmış, kaynanam da etrafı kırıp geçirmiş. Bir sürü sevgilisi olmuş. Kayınpederim ölünce hepsini bıraktı. Tövbekâr oldu.

Kayınpederim ölmeden birkaç gün önce beni yalnız başıma yanına çağırdı.

"Kızım" dedi. "Aramıza hoş geldin, sefa getirdin. Ben gidiciyim. Siz kalıcısınız. Bu senin kaynanan mükemmel bir kadındır ama sekse zaafı vardır. Başınıza olur olmaz işler açabilir, size zarar verebilir" dedi. "Sen ne yap yap, en az kaynanan kadar seks düşkünü ol ki bu Hakan salağı seni bırakıp kaçmasın" dedi. "Benim oğlum annesine hayrandır, aşıktır" dedi. "Sana da âşık olabilir ama asıl olan annesidir" dedi. "Ben öldükten sonra Hakan'ın annesini sikmesine müsaade et, bununla da kalma sen bu işi teşvik et" dedi. "Bu söylediklerimden de kimseye bahsetme yavrum" dedi.

Kayınpederim öleli üç sene oldu. Çok doğru söylemiş. Hakan annesine deli gibi aşık. Kadın da Hakan'a aşık. İkisi de birbirleriyle sikişmek için deli oluyorlar ama bir türlü de bu işi beceremiyorlar.

Kayınpederim öldükten sonra kaynanam bütün sevgilileri ile ilişkisini kesti attı. Eve kapandı. Kilo almaya, şişmeye başladı. Mutsuz oldu. Hakan da mutsuz olmaya başladı. Seks hayatımız durur gibi oldu. Geçen sene kaynanamı ikna ettim. Memelerini yaptırdık. Bu sene de geri kalan taraflarını yaptırdık. Kadın taş gibi oldu. Hakan coştu, beni her gün sikmeye başladı.

Aslında aklındaki hep annesinin amcığı ve özellikle de götü.

Kayınpederim o konuda da bana tüyo vermişti. "Bak kızım" dedi. "Çok az kadın arkadan yapılmayı kabul eder. Ondan daha da azı arkadan yapılmaktan hoşlanır" dedi. "Bu senin kaynanan o işin profesörüdür" dedi. "Bir kere onun arkasına giren erkek bir daha oradan çıkamaz" dedi. "Tam boka batar, çünkü bizimkinin arkası muhteşemdir" dedi.

Hakan'ın Sevim'i sikmesinden birkaç gün sonra telefon ettim, Sevim'i çağırdım. "Abla gel bak sana bir şeyler hazırladım" dedim. "Ne hazırladın acaba" dedi. "Sürprizim var sana" dedim. "Gelirken ne giyeyim?" diye sordu. "Hiç önemli değil, nasıl olsa seni soyacam" dedim.

Geldi.

Kapıdan içeri girer girmez bunun dudaklarına yumuldum. Duvara yaslandı, ağzını açtı, dudaklarını öpmeme müsaade etmeye başladı. Boynuna yumuldum. "Kırışıklarını yerim senin ben" dedim. Kollarını boynuma doladı, inlemeye başladı. Elinden tuttum, yatak odasına sürükledim. Yatağa uzattım, yanına yattım, dudaklarını, boynunu, kulaklarını emmeye, öpmeye başladım.

"Memelerin hala kızarık mı?" dedim.

"Mosmor oldular" dedi.

"İbrahim abi memnunmuş" dedim. Elimle önünü açmasını işaret ettim. Anladı. Bluzunun düğmelerini çözdü, sutyen takmamıştı. Uzanıp emmeye, ısırmaya başladım. Elleriyle tutup bana memelerini sundu. Gözleri kaymaya başladı. Elimi pantolonundan içeri sokup amcığına doğru uzandım. Donsuzdu. Orta parmağımı amcığına sokmaya başladım. Hırıltılı sesler çıkarmaya başladı.

"İbrahim abime söyledin mi seni sikiştireceğimi" dedim.

"Söyledim" dedi.

"OK dedi mi?" diye sordum.

"Söylememle birlikte üstüme boşaldı" dedi.

"Kaynanama filmi seyrettirdin mi?" diye sordum.

"Hem de büyük ekrana yansıtıp birlikte seyrettik" dedi.

"Nasıl karşıladı filmi" dedim.

"Hakan, yavrum benim diye diye inledi" dedi.

"Beni parmakla" demiş.

"Yaptın mı" diye sordum.

"Hem amını hem götünü parmakladım" dedi.

"Bak Sevim abla" dedim. "Benim bir kuaför arkadaşım var. Dükkanının üstünde evi var. İki tane çalışan kızı var. Başka yok kimse. Kızlardan biri hamile. Müşteriye çıkamıyor. Sıkıştı yani. Bana sordu. Birkaç kere ben açığı kapattım ama düzenli birisi lazım. Sen biçilmiş kaftansın çünkü diğer kız yirmi beş yaşında bir afet ama şimdi moda senin gibiler. Yaşlı, olgun ama yapılmış kadınlar. Ayrıca evlilik şart. Kimse hastalık kapmak istemiyor. Kuaför arkadaşımla birlikte üç olacaksınız. Haftada biri ikiyi geçmez. Şimdiden iki müşterin garanti, biri Hakan, öbürü de Hakan'ın arkadaşı Selami. Kuaför arkadaşımla elli-elli bölüşeceksiniz. Normal vizite 500, arkadan 1000, kırbaçlama 2000. Anlaşılmayan var mı?" dedim.

"Hepsini anladım da bu kırbaç ne oluyor?" diye sordu.

"Uzat ellerini bana ablam benim" dedim.

Uzattı. Hazırladığım kelepçeleri geçirdim, yatağın başına bağladım. Bluzunu ve pantolonunu çıkardım. Gözlerine uyku bandını taktım.

"Farz et ki ben Hakan'ım" dedim, elime kırbacı aldım, kıçında bir iki gezdirdim, patlattım kırbacı.

Öfke ile döndü, "Ne yapıyorsun sen, bırak beni" dedi.

Bir daha, bir daha, bir daha şaklatmaya başladım. Bağırmaya başladı. Gittim, ağzının tıkacını yerleştirdim. Sonra kırbaçlamaya devam ettim. Kalçaları kızarmaya başladı. Serbest elimle amcığını avuçladım, ovmaya başladım, sol elimin iki parmağını amcığına sokup çıkarmaya başladım. Sonra ara verdim. Bu sefer daha sert kırbaçlamaya başladım. Bağırmaya çalışmıyordu artık. İnliyordu. Gene ara verdim. Bu kez götünü parmaklamaya başladım. Gene bıraktım. Tekrar kırbaçlamaya başladım. Hırıltılar çıkararak titremeye, boşalmaya başladı. Plastik yarrağı aldım, amına yerleştirdim. Tekrar kırbaçlamaya başladım. Sarsıla sarsıla geliyordu. Arka arkaya boşalıyor, sonra tekrar titremeye başlıyordu. Götüne iki parmağımı birden soktum, öbür elimle amcığını ovmaya başladım. Sonra tekrar kırbaçladım. Bayıldı. Kelepçeyi çözdüm, yere yığıldı.

Telefonunu aldım, "aşkım" yazan numarayı aradım. Kocası açtı. "İbrahim abi, Sevim abla bizde ama ben size kadar taşıyamam, gelsen de beraber eve götürsek" dedim. "Ne oldu" diye telaşla sordu.

Telefonu Sevim'e doğrulttum. Ellerinde kelepçe, ağzında tıkaç, gözü bantlı, kıçı kıpkırmızı idi. "Geliyorum" dedi Kapattı. On beş dakika olmamıştı ki hem kapının zilini çalmaya başladı hem de kapıya yumruklar atıyordu. Gittim, kapıyı açtım. Çırılçıplaktım. "Nerede" diye bağırdı. Elinden tuttum, yatak odasına götürdüm. Sevim'i gördü, durdu, durdu, pantolonunu çözdü, yere çömeldi, Sevim'in arkasına geçti, götünden sikmeye başladı. Anında boşaldı.

Yanına gittim, elini tuttum. Ayağa kaldırdım. Kırbacı eline verdim, gittim yatağın kenarından uzandım, arkamı ona döndüm. Bir an durdu. Sonra beni kırbaçlamaya başladı. Kırbaçladıkça döndüm yüzüne güldüm, "orospu çocuğu" dedim. "İbne" dedim. "Götveren İbrahim" dedim. Taş gibi sertleşmişti. Arkama geldi, amcığımı bir iki elledi, bir hamlede soktu. Sokmasıyla boşalması bir oldu. Üstüme yığıldı. İterek doğruldum. Sevim'in yanına gittim. Elinden tuttum, kaldırdım. Yatağa, az önce benim durduğum yere, aynı pozisyonda uzattım. Kelepçenin ipini yatağa bağladım. Ağzındaki tıkacı çıkardım. Kırbacı elime aldım. Sevim'in arkasına, sırtına şaklatmaya başladım. Kocası gene sertleşti. Sikinden tuttum, Sevim'in arkasına yaklaştırdım. Sikini Sevim'in götüne dayadım. İbrahim Sevim'in götüne sokmaya başladı.

Sevim, "Hakan'ım benim, sok götüme, dibine kadar göm, parçala beni" diye bağırdı.

İbrahim sarsılarak ve böğürerek tekrar boşaldı. Gittim, Sevim'in kelepçelerini çözdüm. Gözündeki bağı çıkardım. Onları orada öylece bıraktım, aşağıya indim.

Yarım saat kadar sonra yukarıdan, yatak odasından sesler gelmeye başladı. Çıktım baktım. İbrahim'le Sevim sikişiyorlardı.

"İbrahim, canım benim, aslanım benim, sok sok sok, getir getir, ye beni, ısır ısır" diyordu.

Yanlarına uzandım, Sevim'in dudaklarına yumuldum. Kulağına eğildim.

"Anlaştık mı?" dedim.

"Anlaştık" dedi.

"Bedavacılık yok bundan sonra" dedim.

"Hmmmm" dedi.

"Hakan'dan sana ayda en az beş bin lira" dedim.

"Tamam" dedi.

"Hasta falan olursan yerine kaynanamı koyarız, tamam mı?" dedim.

"Tamam, anladım" dedi.

"Bakalım annesi Hakan'a kaça patlayacak?" dedim.

"Şimdi anladım" dedi.

Kocasına döndü, "İbrahim, sen eve git, bu gece beni bekleme, buzdolabında tavuk var, sağ çekmecede de mikrodalga torbası var" dedi.

Kulağıma fısıldadı, "Hakan gelince beni bir daha kırbaçlar mısın?" dedi.

Kocasına döndü, "Hadi ama uzatma, eve gidince skype'ı aç sana canlı yayın yapalım" dedi.

Sonra benim kulağıma eğildi, "Kaynananda Skype yüklü mü acaba" dedi.

Kocasının elinden tuttu, çekti, ayağa kaldırdı, kapıya kadar götürdü. Çırılçıplaktı, kalçaları ve sırtı yol yol kırmızı idi. Kapıyı açtı, kocasını yolcu etti. İbrahim arabaya binip gidene kadar kapıyı kapatmadı.

...............................................

O akşam Sevim çok mutlu oldu. Hakan defalarca Sevim'i yaptı.

Gece geç vakit ikisi de uyuya kaldılar. İbrahim Sevim'in telefonunu aradı.

"Ekran karardı da merak ettim" dedi.

"Uyuyorlar. İkisi de mutlular" dedim.

"Gelip Sevim'i alayım mı" dedi.

"Yarın sabah ola hayır ola. Biz yarın zaten kuaföre gidecektik. Sevim ablayı ben getiririm" dedim.

Sonra ekledim, "Kuaför Mücella'dan sana bahsetmiş miydi bilmem" dedim.

"Biliyorum, haberim var" dedi.

"Okey mi diyorsun İbrahim abi, bak bir kere başladıktan sonra bu işin dönüşü olmaz" dedim.

"Sevim çok istiyor, hep bu dediğini hayal ederdi, bence mutlu olacak" dedi.

"İbrahim abi, Sevim abla altın değerinde. Akşam Skype'dan seyrettiysen nasıl bir afet olduğunu görmüşsündür. Yani bu iş sizin aranızda olanlara benzemez. Çok talep olacak ablama. Çok da para getirecek sana. Dün akşamki son beleşti. Bundan sonra ablamın dakikası para yazacak abi" dedim.

"Farkındayım" dedi.

"Hayırlısı olsun" dedi.

"Sana güveniyoruz, yeter ki bir zarar gelmesin size ve Sevim'e" dedi.

"Merak etme İbrahim abi, o benim öz ablam sayılır, kılına zarar gelsin istemem" dedim.

"Allah büyük kızım, ne yazdıysa o olur" dedi.

"Âmin" dedim.

İbrahim, konuşmamızdan anladığım kadarıyla Sevim'i saatlerce kameradan canlı izlemiş. Kaynanamda Skype yüklü değilmiş. Sevim ile Hakan'ın sikişmelerini canlı seyredemedi. Video olarak izlemiş. Videoyu annesine Hakan götürmüş.

Videoyu ben çektim. Sabahleyin Sevim'i almaya gelen kocası İbrahim'e verdim. O gün Hakan telefon etmiş, Sevim'den videoyu istemiş. Sevim İbrahim'den almış Hakan'a vermiş. Bunları bana Sevim anlattı.

Hakan'ın Sevim'i sikişini gösteren videoyu annesine neden götürdü bilmiyorum. Tek bildiğim, Hakan Sevim'i arayıp videoyu istediğinde Sevim "Sen mi seyredeceksin?" diye sormuş. Hakan "Bir arkadaşım var, seni anlattım, görmek istedi" demiş. Sevim Hakan'a "Arkadaşının adı ne, Selami olmasın sakın?" diye sormuş.

"Evet, Selami, seninle ilgileniyor" demiş. Annesinden bahsetmemiş. Bana da söylemedi.

Ertesi gün kaynanam Sevim'i telefonla aramış, "Nasılsın Sevim, filmini gördüm, şahaneydin tatlım, yaraların nasıl, sızlıyor mu?" demiş.

Sevim akıllı kadın, hiç renk vermemiş "Asıl şahane olan senin oğlan hayatım, beni yedi bitirdi" demiş.

Kaynanam "Geçmiş olsun mu desem, mutluluklar mı dilesem bilemiyorum" demiş.

Sevim "Her ikisi de tatlım, her ikisi de. Darısı senin başına" demiş.

Kaynanam "İnşallah Sevimciğim, inşallah" demiş.

Kaynanam o gün Sevim'in Mücella'nın üst katında başından geçenleri tabii ki bilmiyordu. Sevim sabah çok geç kalktı. Çok mutlu görünüyordu. Banyo yaptı, kahvaltıya oturduk.

"Abla, kuaför Mücella aradı, çok sıkışık durumdaymışlar, bugün gelip gelemeyeceğimizi sordu. Ben de senin uyuduğunu, iyice kendine gelmeden bir cevap veremeyeceğimi söyledim" dedim.

"Sevil, korkuyorum" dedi. Sustu. Konuşma bu şekilde kesildi. Kahvaltı bitince "Hadi gidelim, bekletmeyelim" dedim.

Kuaför Mücella'ya vardığımızda Sevim ablanın yüzü bembeyaz, eli ayağı titriyordu. İki müşteri varmış ama beklememişler, randevularını ertesi güne aktarmışlar.

Mücella'ya "Biz bugün eve eli boş dönersek bir daha hiç gelemeyebiliriz" dedim. Hakan'ı aradım. Durumu anlattım, Sevim'le birlikte kuaförde olduğumuzu, Selami'nin hazır olup olamayacağını sordum. "Selami ile konuşup sana dönerim" dedi. Beş dakika geçmedi ki Hakan aradı "Selami yolda, bir yere ayrılmayın" dedi.

Selami geldi, Sevim'le tanıştılar, yukarıya çıktılar. Yarım saat geçti ses çıkmadı. Bir saat oldu tık yok. İkinci saat biterken Sevim geldi. Bana sarıldı, "Teşekkür ederim, Allah ne muradın varsa versin" dedi.

ReplyQuote
Posted : 18/07/2019 6:01 am
(@incest)
Member Moderator

Selami çok kibar davranmış, Sevim'in elinden tutmuş, çok güzelsiniz demiş, dudaklarınız çok güzel demiş, cildiniz ne kadar yumuşak demiş, övmüş durmuş. Sevim rahatlamış. Salonda Sevim'i kucağına oturtmuş hem okşamış hem öpmüş, yavaş yavaş soymuş. Çıplak kalınca her yerini öpmeye başlamış. Önce parmaklamış sonra yatırıp amcığını yalamış.

"Herhalde bir saate yakın beni yaladı yuttu" diye anlattı. Sonra sikmiş de sikmiş, çevirmiş sikmiş, devirmiş sikmiş.

Sevim'i duşa sokmuş, yıkamış, yıkarken sabunluyken sikmiş, kurulamış, pudralamış tekrar sikmiş. Sevim tuvalete gitmek istemiş. Selami "Bir dakika" demiş, odadan çıkmış, biraz sonra gelmiş elinden tutmuş alaturka tuvalete götürmüş, elinden tutarak çömeltmiş, sikini Sevim'e tutturmuş "Şimdi yap" demiş.

"O vaziyette işerken belim geldi" dedi. "Kalkamadım" dedi.

Eğilmiş, koltukaltlarından tutarak kaldırmış, banyoya götürüp duşa sokmuş, sabunlamış, götünden sikmiş. "Durdu durdu götümü sikti, çevirdi yaladı, amcığıma kaydı, beni baydı, tekrar çevirdi götümü sikti" dedi.

Mücella'ya bin beş yüz lira verdi. Mücella beş yüzünü aldı, "Gerisi senin bahşişin" dedi.

Sevim, "Beni eve götürme, size götür, kamçıla beni" dedi.

Eve gittik, hemen yatak odasına çıktı, soyundu, ellerini uzattı. "Bağla beni, döv beni, parçala" dedi.

Dediğini yaptım. Kalçalarını kırbaçladıkça bağırdı ama bu bağırtılar acıdan değil zevkten çığlıklar idi.

Bu sefer bayılmadı. Yatakta yan oturdu. "Çok teşekkür ederim" dedi. "Bugüne kadar İbrahim'den başkasının eli değmemişti bana. Siz bana yeni bir dünya açtınız. Kaynanan anlatırdı da inanmazdım. Kendini övmeyi sever ya, o yüzden abartıyor derdim" dedi.

"İbrahim abiyi arayayım mı, gelsin alsın seni" dedim.

"Boş ver şimdi İbrahim'i" dedi. Telefonla kaynanamı aradı. "Hayatım, sana teşekkür etmek için aradım. Senin gelinin bugün beni Hakan'ın arkadaşına sattı. Adı Selami. Çocuk beni yedi. Herhalde on kere sikmiştir beni. Götümü deldi deldi. Pelte gibiyim şu anda. Hakan'ın evindeyim. Bak şekerim, ölenle ölünmez, yeter artık. Sen diyemezsen ben söyleyeyim, Sevil seni de bu Selami'ye satsın. Selami olmazsa başka birileri olur. Hakan'a siktirsin. Kuaför Mücella bugün anlattı. Kadının gözünü bağlayıp kocasına siktirdiğimiz, abisine, oğluna siktirdiğimiz çok oldu diye anlattı" dedi.

Kaynanamın hiç sesi çıkmıyordu. Uzun süre sessizlik oldu.

Sonra kaynanam "Selami olabilir" dedi.

Sevim'le çak yaptık.

Sevim "Ben ayarlarım" dedi.

O konuşmadan sonra bir hafta, on gün geçti. Sevim'in hiç sesi çıkmıyordu. Meraklı Melahat olmamak için ben de arayıp sormadım. Sonunda dayanamayıp Mücella'yı aradım. "Sevim ne alemlerde" dedim.

"Seninkiler yakında rekor kıracaklar herhalde" dedi. "Kaynanana talep çok hızlı artıyor" dedi.

Hiç renk vermedim. "Sevim üç ise benim orospu beş eder" dedim.

Mücella "Şimdilik seninki her gün iş tutuyor" dedi. "Ama bu iş böyle uzun sürmez. Üçü de seninkini bağlayıp kırbaçlıyorlar" dedi. "Vücut o yaşta dayanmaz şekerim, bir ara verdireceğim" dedi. "Kim bunlar acaba böyle her gün" dedim. Mücella "İbrahim, Sevim'in kocası biliyorsun, Selami'yi de biliyorsun, bir de Selami'nin arkadaşı Hakan var" dedi. "Seninkinin gözlerini bağlıyoruz" dedi.

Arabaya atladım doğruca kaynanama gittim. Moldovyalılara yüzer Euro verdim, "24 saat izinlisiniz, kaybolun ortalıktan" dedim. Sessiz sedasız kapıyı çekip gittiler. Yukarıya, kaynanamın yatak odasına gittim. Yatakta uyuyordu. Ağzını koli bandıyla bantlarken uyandı, ne olduğunu anlayana kadar kelepçeleri ellerine taktım. Boynuna da tasmayı bağladım. Zinciri de yatak başına kilitledim. Gözleri yerinden çıkacak gibi bakıyordu. Gittim içeriden makas aldım geldim, üstündekileri kestim çıkardım. Aldım elime kırbacı, verdim de verdim. Belki de yarım saat sürmüştür. Bayıldı. Bekledim. Ayıldı. Ağlıyordu. Bacaklarını yatağın iki kenarına bağladım. Amcığına yumuldum. Titredi. Şaşırmıştı. Yaladıkça titreye titreye gelmeye başladı. Çevirdim. Verdim kırbacı. Götünü parmakladım. Amını çift parmak yaptım. Sonra gene kırbaçladım. Sırtüstü yatırdım. Memelerine yumuldum. Gelmeye başlayınca ağzındaki bandı çıkarttım. Bağırmıyordu. Dudaklarına yumuldum. Beni öpmeye başladı. Kollarını çözdüm. Bana sarıldı, ağlamak ile böğürmek arasında bir sesle gelmeye başladı. Ayaklarını çözdüm. Tasmasından tutarak salona götürdüm. Tasmayı salondaki şöminenin demirine kilitledim.

Hakan'ı görüntülü aradım.

"Hayatım, bir tanem" diyerek açtı.

Hiçbir şey söylemeden telefonu annesine doğru tuttum. Hakan'ın sesi kesildi. Telefonu selfie çubuğuna taktım, dudaklarımı kaynanama uzattım. Dudaklarıma yumuldu, öpmeye başladı. Eğildim, boynundaki kırışıkları emmeye başladım, amcığını da parmakladım. İnlemeye başladı.

"Uzat ellerini şömineye, eğil" dedim. Uzandı. Aldım elime kırbacı, verdim kalçalarına, sırtına. Göt tıkacını aldım, götüne soktum. Verdim kırbacı. Çığlık atmaya başladı. Çevirdim, dudaklarımı uzattım. Ağlayarak dudaklarımı emmeye başladı.

Hakan'a döndüm, "Selami'yi de al hemen gel. Biz hamamda olacağız" dedim, telefonu kapattım.

Tasmasından tutarak bahçedeki hamama götürdüm. Jakuziyi çalıştırdım. Jakuziye soktum kaynanamı. Sakinleşti. Uyumaya başladı. Oradan çıkardım, kurnanın başına götürdüm, köpürte köpürte yıkadım. Yine tasmasından tuttum, göbek taşına yatırdım ki, Hakan ile Selami kapıda göründüler. Bir an durakladılar. Sonra önce Hakan soyundu, Siki taş gibi olmuştu. Göbek taşına çıktı sikini annesinin amına soktu. Bu arada Selami de soyunmuştu. Elinden tuttum, kurnalardan birinin başına oturttum. Başından aşağı tasla su döktüm, köpürterek yıkadım. Sonra kucağına otururken sikini amcığıma soktum. Koca yarrağı dibine kadar aldım. Oturdum kalktım kıvırttım, tekrar, tekrar derken belimi getirdim. Selami'nin elinden tuttum, çektim, ayağa kaldırdım, göbek taşında annesini siken Hakan'ın yanına uzattım. Kaynanamın götündeki tıkacı çıkardım, Selami'nin sikini tuttum, çekerek kaynanamın götüne doğru yönlendirdim. Hakan annesinin amından çıktı, başına çömeldi, sikini annesinin boğazına sokmaya başladı. Hakan'ın ellerini tuttum, annesinin saçlarına götürdüm. Annesinin saçlarına yapıştı, saçlarından çeke çeke sikini boğazına sokmaya başladı. Selami de kaynanamın götüne sokmaya başladı. Kaynanam bir kendinden geçiyor, sonra gözlerini açarak hırıltı benzeri sesler çıkartıyor, ardından tekrar gözleri kapanıyordu.

Selami ile Hakan o gün hamamda ardı ardına kaynanamı siktiler. Bayıldı sonunda.

Hakan'la Selami kaynanamı yatağına sırtlarında taşıdılar. Yatağına yatırdık, yorganını çektik, uyumaya bıraktık

Aşağıya, salona inince beni bir sürpriz bekliyordu. Hakan ellerime kelepçeyi taktı, ipini götürdü şömineye bağladı. Sonra ikisi sırayla beni kırbaçlayıp siktiler. Hakan kırbaçlarken Selami'nin siki sertleşiyor, beni sikiyordu. Sonra Selami eline kırbacı alıyor vururken Hakan beni domaltıp sikiyordu. Sabaha kadar bu böyle devam etti o gece.

Sabahleyin beni salonun mermerinin üstünde bırakıp gitmişler. Ben bayılmışım. Gözümü açtığımda Moldovyalılar beni hamamda yıkıyorlardı. Bir haftaya yakın yatakta sırtüstü yatamadım.

O günden sonra ayda birkaç kez bunu tekrarlıyoruz. Kocam artık başka kadınlarla ilgilenmiyor. Selami hayatından aşırı memnun.

Bazen İbrahim ve Sevim birlikte, bazen de ayrı ayrı bizim gurubumuza katılıyorlar. Sevim aramızda olduğunda kaynanam Sevim'i kırbaçlıyor. Sevim'in kalçalarını kanatana kadar kırbaçlıyor.

İbrahim'in yeni huyları ortaya çıktı. İbrahim Hakan'ı ve Selami'yi ağzına almaktan hoşlanıyor. Geçenlerde İbrahim Hakan'ın sikini emerken Selami arkasına geçti, İbrahim'i götünden uzun uzun sikti. Biz kadınlar buna bayıldık.

Kaynanam da Hakan'ın götünü parmaklamayı alışkanlık haline getirdi. Kaynanam eliyle oğlunun sikine otuz bir çektirirken, öbür elinin bazen bir bazen de iki parmağını kocamın götüne sokuyor. Hakan Sevim veya beni sikerken kaynanam hemen oğlunun arka deliğini parmaklamaya başlıyor.

Kaynanam, ben ve Sevim, üçümüz, Mücella'nın kızları olduk. En popüler olanımız kaynanam. Özellikle gençler yaşlı bir kadını sikmek istiyorlar. Onlar kaynanamı tercih ediyor. Kırbaçlamak isteyenlerin tercihi genelde Sevim'den yana. Uzmanlaştılar. Ben "Genel Dahiliye" gibiyim. Her konuda yardımcı olabiliyorum. Çiftlere beni yazıyorlar. Kadın isteyen kadın olduğu zaman da bazen beni çağırıyorlar veya ben müsait olmazsam Nalan'ı arıyorlar. Mücella Nalan'ı çok zorunlu bir durum olmazsa satmak istemiyor. Kendisine ayırıyor. Nalan'ı kıskanıyor. Nalan'ı tutan kadınlar konusunda hep kötü konuşuyor. "Pis" diyor, "inek memeli" diyor, "aptal" diyor.

Nalan kısa sürede Mücella'nın metresi oldu. Nalan her geçen gün güzelleşiyor. Her gün birkaç saatini spor salonunda geçiriyor. Çok kilo verdi. Artık dar pantolonlar, etekler giyiyor. Omuzları, kolları iyice kalınlaştı, sertleşti. Hele bacakları çok güzel oldu. Birisini baştan çıkartmak istediği zaman eskiden eteklerini açardı, bacaklarını gösterirdi. Artık yırtmaçlı etekler giyiyor. Mermer Yunan heykellerindeki gibi beyaz bacakları var. Genç olsun yaşlı olsun kadınlar eriyip sabun oluyorlar, Nalan'la yatıyorlar.

ReplyQuote
Posted : 18/07/2019 6:02 am
Share: